Türkiye ısrarla, kanlı bir darbe girişiminde bulunan FETÖ silahlı terör örgütünün başı Gülen’i ABD’lerinden istiyor. Amerika da ısrarla ipe un seriyor.
Amerika, “belgeleri getirin bakarız” diyor.
Peki, Amerika gerçekten; bu deccalı, bu karanlık haini verecek mi? Ya da soruyu şöyle soralım; siz olsanız verir misiniz, işbirliği yaptığınız taşeronunuzu?
Aslında cevap bekleyen o kadar çok soru var ki, mesela; FETÖ, Amerika’ya ne zaman ve niçin gitti?
1999 yılında, rahatsızlığını bahane ederek gitti.
1999 tarihi önemliydi. 28 Şubat Post modern darbesi gerçekleşmiş, REFAHYOL Hükümetine bir şekilde görevden el çektirilmiş yerine Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığında bir hükümet kurdurulmuştu.
Bu süreçte Silahlı Kuvvetlerden, FETÖ’ye sıkıntı çıkartacak; milli görüşçü, ülkücü ve FG cemaati dışındaki inançlı subay, astsubaylardan yüzlercesi tasfiye edilmişti.
Geriye dönüp baktığımızda, FETÖ’nün her süreçte farklı taktikler uyguladığını görebiliriz. Ancak hepsinde ortak nokta sinsice olmasıydı. 28 Şubat Sürecinde, bir taraftan kendisi dışındaki inançlı subay ve astsubayları ispiyonlarken, diğer taraftan da üst komuta kademlerini tahrik etmeye çalışıyordu.
Tabi bu süreçte, kendi mensuplarına; “eşlerinizin başlarını açtırın, Cuma namazlarına gitmeyin, gerekirse alkol kullanın ve olabildiğince kendinizi gizleyin” gibi talimatlar verdiğini sonraları biz de duyduk.
İşte bu süreçte FETÖ, 28 Şubat post modern darbesini gerçekleştiren paşalara övgüler yağdırarak Amerika’ya uçuyordu.
Fetullah Gülen’in ABD ile işbirliği, Askerlik sonrasında, 1963 yılında, Erzurum'a giderek Komünizmle Mücadele Derneği’nin 2. Şubesinin kuruluşunu yapması ile başladığı anlaşılıyor.
İlkokulu dışarıdan bitirebilmiş, askerliğini yeni yapmış genç bir adam NATO’nun radarına nasıl takılıyor? Niçin Erzurum? Aslında FETÖ ile ilgili aydınlatılmaya muhtaç o kadar çok karanlık nokta var ki, mutlaka da aydınlatılmalıdır.
Komünizmle Mücadele Derneği ya da kontrgerilla, NATO bünyesindeki ülkelerde sol örgütlenmeye karşı oluşturulan yasa dışı Gladio örgütlenmelerinin Türkiye'deki adıdır. Özel Harp Dairesi çatısı altında kurulan bu örgüt, ABD’nin kontrolü altındaydı.
Tüm NATO ülkelerinde kurulan bu Gladio yapılanmaları, Sovyetler Birliği’nin dağılması ile diğer ülkelerde tasfiye edilmesine rağmen Türkiye’de iki binli yıllara kadar devam etmiştir.
1970’li yıllara, bu gladio (kontrgerilla) örgütüne paralel, FETÖ ihanet örgütünün zehirli tohumları ekilmeye başlanıyor.

ABD’leri 1999 da, FETÖ’yü Amerika’ya çağırıyor
1999 yılına gelindiğinde, FETÖ silahlı terör örgütü dünya çapında büyümüştü. 100’den fazla ülkede okullar açmışlardı.
ABD muhtemelen; bu ihanet örgütünü daha rahat kullanmak ve FETÖ’yü korumak maksadıyla kucağına oturtuyordu. Amerika sadece Türkiye’de değil, FETÖ’nün teşkilatlandığı pek çok ülkede bu hainleri kullanarak operasyonlar yapabilecekti.
Bugüne kadar yapılan; klasiği, post moderni, muhtırası dahil hangi darbenin arkasında Amerika olmamıştır ki…
Aslında Amerika suçüstü yakalanmıştır. Daha ilk günden kendilerine bir suçlama itham edilmezken, vıyak vıyak bağırmaya başlamıştır, “ben yapmadım” diye…
Bu hainler başarılı olsaydı, diğer darbelerde olduğu gibi, Amerika mağrur bir edayla bu şerefsizlerle işbirliği içerisine girmeyecek miydi, bu darbenin arkasında ben yokum diyecek miydi?
Bu aynı zamanda, Büyük Orta Doğu Projesinin adım adım hayata geçirilme çabasıdır.

Amerika FETÖ’yü hangi şartlarda iade eder?

Eğer Amerika’nın FETÖ ile işleri bittiyse:
- Normal bir ölüm süsü vererek öldürtebilir. Mesela FETÖ bir kalp krizi geçirmiş Cehennemi boylamış olabilir.
- FETÖ’nün hafıza merkezi yapılacak operasyonla tahrip edilerek, bir bunak halinde Türkiye’ye iade edilebilir.
- Ya da Amerika kendi kontrolü altındaki bir başka ülkeye çıkışını sağlayabilir.
Bunların dışında, Amerika FETÖ’yü niçin Türkiye’ye iade etsin ki? FETÖ bir Amerika projesidir ve büyük patron da Amerika’dır. Bu haince kanlı, karanlık darbe girişimini de müşterek hazırlamışlardır.
Eğer, Amerika’nın FETÖ ile işi bitmiş olsa dahi Türkiye’ye yukarıdaki şartlarda iade edecektir, normal şartlar içerisinde iadesi kesinlikle mümkün olmayacaktır.
Amerika, FETÖ’nün Türkiye’de bülbül gibi konuşturulacağını bilmiyor mu?

Amerika delil istiyormuş!...

Şu utanmazlığa bakın, Amerika Türkiye’den FETÖ’nün, FG silahlı terör örgütünün başı olduğu ve talimatı FETÖ’nün verdiğine dair delil istiyormuş..
Ey Amerika sen nasıl müttefiksin, sen nasıl dostsun, bu ne utanmazlıktır…
Türkiye’nin hazırladığı delillerin içerisinde eksiklik varsa CIA’ya talimat verin, eksiklikleri tamamlasınlar. Siz bizim bildiklerimizden çok daha fazlasını biliyorsunuz, sizin gibi dostumuz olacağına Rusya gibi düşmanımız olsun!!!...

Bir Not: Bu hain darbe girişiminin hep, demokrasiye karşı yapıldığı söyleniyor ya, ben çok fazla katılmıyorum. Çünkü eksiktir. Bu darbe girişimi; Türk Milletinin birliğine, vatan, bayrağa, devlete ve dahi demokrasiye karşı yapılmıştır. Aslında hedef yönetimi ele geçirmenin ötesinde iç savaş çıkartarak Türkiye’nin parçalanması, adım adım Büyük Ortadoğu Projesi hedeflerine ulaşılması gibi geliyor bana. Bu darbe girişimine katılanların alnına dövmeyle bu bir haindir yazılmalı.

Köşe Yazarları